KVKK Kişisel verileri koruma kanunu nedir

Kişisel Verilerin Korunması Kanunu; kişisel veriler, asıl sahipleri tarafından kurum ve kuruluşlara emanet edilen bilgiler olarak değerlendirildiğinde; veriyi işleyen kurumların verinin asıl sahiplerine, emanet aldıkları verilerle ilgili “hesap verebilir” olması için zemin oluşturmakta,

KVKK Kişisel verileri koruma kanunu nedir

Uzun yıllardır tasarı halinde bekleyen ve 7 Nisan 2016 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ‘6698 Sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’, kişisel verilerin işlenmesinde başta özel hayatın gizliliği olmak üzere kişilerin temel hak ve özgürlüklerini korumak ve kişisel verileri işleyen gerçek ve tüzel kişilerin yükümlülükleri ile uyacakları kuralları düzenleme amacını taşımaktadır.

Kanun’da belirtilen istisnalar haricinde, kişisel veriler ilgili kişinin açık rızası olmaksızın işlenemeyecek; üçüncü kişilere ve yurtdışına aktarılamayacaktır. Kanun’da ayrı ayrı maddelerde de belirtilmiş olan bu maddelere uyulmaması halinde, kurumlar idari para cezasına çarptırılabileceklerdir. Kanuna göre kişisel verileri ihlal edenlere 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası öngörülmektedir. Ayrıca bu veriyi ihlal yolu ile ele geçiren kişiye de 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası verilebilir. İdari para cezaları ise yerine getirilmeyen madde(lere) göre değişmek üzere 5,000 TL’den 1,000,000 TL’ye kadar artabilmektedir.

Kişisel Verilerin Korunması Kanunu; kişisel veriler, asıl sahipleri tarafından kurum ve kuruluşlara emanet edilen bilgiler olarak değerlendirildiğinde; veriyi işleyen kurumların verinin asıl sahiplerine, emanet aldıkları verilerle ilgili “hesap verebilir” olması için zemin oluşturmakta, kuralları tanımlamaktadır. Kanun, kişisel veriyi işleyen kurumlar için önemli bir dönüşümü de beraberinde getirmektedir. Kurumları ilgilendiren temel soru ise: “Emanet aldığımız kişisel verilerle ilgili hesap verebilir olmak için neler yapmalıyız?” Bu sorunun cevabını verebilen kurumlar, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu da uyumlu olacaklardır.
Kişisel Verilerin Korunması Kanununun karşılanmasına metadolojik açıdan bakıldığında Kurumsal Mimari, teknolojik açıdan bakıldığında ise Bilgi Güvenliği perspektifi oldukça önem kazanmaktadır.

Kurumsal Mimari bakış açısıyla Verilerin işlendiği İş Hizmetleri, Süreçleri, bu süreçlerdeki katılımcıların (kişi, organizasyon birimi veya sistemleri) rol ve sorumlulukları, katılımcıların kullandıkları uygulama yazılım ve sistemlerin eriştiği verileri ve verilerin depolandığı veya işlendiği teknoloji bileşenleri doğrudan etki analizi ve değerlendirmeye alınacak şekilde uçtan uca Kurumsal Mimarinin alanına girmektedir.

Bilgi Güvenliği bakış açısıyla bakılırsa Erişim Güvenliği ve Yönetimi, Yazılım yetkilendirmeleri ve Uygulama Kontrolü, Aygıt Kontrolü, Veri tabanı yetkilendirmeleri ve güvenliği ile Ağ Erişim yekilendirmeleri ve Yönetimi gibi bilgi güvenliği konuları öne çıkmaktadır.


9 Ocak 2019 Ucuz Sms Gönder